2 Ekim 2009 Cuma

nerden başlasam


onca zaman ara verince yazmaya,bide nerden başlıyacağını düşünerek mesai harcıyorsun son postu atalı nerdeyse 3 ay olmuş;çok şey olmuş ama hep öngördüklerimiz olmuş,Gökçekler ermiş muradına ama davulun sesi mesafe azalınca hoş gelmez olmuş..
bu post besmelesi olsun bloğun...ne yazsam baskısını atmış olayım üstümden..

3 Temmuz 2009 Cuma

Favori Sol Campbell


Herne kadar ulusal basında gerekli alakayı göremesede neresinden baksan heyecan dolu 1-2 günün ardından Vassell'le her konuda anlaşılıp imza aşamasına gelindi,Vassell çarşamba tekrar Ankara'da olup çalışmalara katılacak.Vassell'e görülmemiş bir karşılama düzenleyen Ankaragücü taraftarı şimdi merakla ismi geçen diğer yabancılardan haber bekliyor,şimdiden havaalanı hazırlığı yapmaya koyuldular,geliyo haberi gene binleri yollara döker.Şahsi favorim ve isteğim Nazarenko olsada,fısıltı gazetesinin favorisi Sol Campbell,plase Nazarenko süprizler ise Maniche,Edinho.Haftaya Ankara'da olucak Vassell yakın arkadaşı ve milli takımdaki oda arkadaşı Campbell'i da getirirse süpriz olmayacak.
Sol Campbell viki

26 Haziran 2009 Cuma

Transfer kulisleri


Gitti,kalacak,kaldı,imzaladı derken iç transferde önemli bir fire vermeden atlatılmış gözüküyor sıkıntı,sıra heyecanla beklenen dış transfere özellikle yabancı transferine geldi.İşin maddi boyutu için nasıl kaynak yaratmak gibi planı var yönetimin bunu bilemiyoruz ama son dönemde entresan isimler dolanıyor Ankaragücü kulislerinde...İsmi taraftar forumlarında da deşifre olan Ukrayna milli takımın ortasaha'sı Sergiy Nazarenko,Atletico Madrid'de kadro dışı kalan kariyerinin en kötü günlerini yaşayan Portekizli Nuno Maniche,Paris Saint Germain'in ortasahası Stephanne Sessegnon ve son olarakta basınada yansıyan Manchester City ve İngiltere'nin eski forveti Darius Vassell.
Akıbetleri önceki senelerdeki bomba yıldız transferlerine mi döner yoksa gerçekleşir mi göreceğiz.

25 Haziran 2009 Perşembe

Ben özledum abimi ağlasam ayıp midur ?


Kazım Koyuncu ve Trabzonspor


Gidişinin 4. yılında Birgün'ün ailesiyle yaptığı ropörtaj için tıklayın.

11 Haziran 2009 Perşembe

Sessizlik

Bir kaç hafta önce;lig biter Ankaragücü'nde gündem hareketlenir demiştim,fena çuvalladım.Lig devam ederken neredeyse hergün bir yenisi çıkan "birleşme" haberleri bile bıçakla kesilmiş durumda,en azından basına yansıyan bu!
Birleşme pazarlığının tarafları "onursal başkanlar" Cemal Aydın ve Melih Gökçek'in sessizliği konunun askıya alındığını veya vazgeçildiğini düşündürsede,ben bunu Cengiz Topel Yıldırım yönetimini saf dışı bırakmak adına izlenen bir yol olduğunu düşünüyorum.
Zaten geçmiş dönem borçları,100.yıl baskısı,birleşme senaryoları ile hareket alanı iyiden iyiye daralmış Başkanın,ligin bitmesinden bu yana sessizliğe ortak olması,"zamanı gelicek" dediği hedef ve gelecek projeleri konusunda bırakın somut bir adımı tek satırlık bir açıklama dahi yapmaması,yeni başlayan transfer döneminde olumlu anlamda tek bir gelişme olmaması Cengiz Topel Yıldırım'ın arkasındaki taraftar direncini kırmak üzere.
Mevcut bu sıkıntılı durum;Ankaragücü geleceğini garanti altına alıcak projeler yerine günlük başarılar vaadederek tribünlere oynayan, Cengiz Topel Yıldırım'la uzlaşmak beraber hareket etmek yerine pes ettirmeye çalışan,dillendirmedikleri asıl amaçlarını gerçekleştirebilmek adına öne sürdükleri "şartların" kabul edilmesine zorlamak için kulübün yaşadığı yada yaşayacağı sıkıntıları şahsi çıkarları uğruna kullanmaktan çekinmeyen "Ankaragücü camiasını" meze yaptıkları pazarlık sofrası taraflarının ekmeğine yağ sürüyor.
Bütün bunların yanında "ak saçlı adamın" Cengiz Topel Yıldırım'a kapalı kapılar ardında yaptığı "yapamıyorsan bırak" manevi baskısı,olağanüstü kongreyle göreve gelmiş ve sonucu belli olağan kongreyi en fazla 9 ay daha ertelemekten başka alternatifi olmayan Başkanı köşeye sıkıştırıyor.

5 Haziran 2009 Cuma

Ve goll



Ktunnel'den girmek için link;
http://www.youtube.com/watch?v=8SMorJXe5l4

4 Haziran 2009 Perşembe

Çim kokusu,yeniden


19 mayıs stadında maçlarını oynayan 3 takımın başarısız sezonununda ne kadar sorumludur bilemem ama bu sahada oynayan futbolcuların ortak şikayet konusu suni çim zemindi.
3 takımdan Hacettepe sahasında 5 galiyet 2 beraberlikle küme düşmüş,Ankaragücü 6 galibiyet 3 beraberlikle sondan bir hafta önce küme düşmekten 1 puanla kurtulmuş ve son hafta Ankaragücü'nün yenilmesiyle averajla ligde kalan Gençlerbirliği 6 galibiyet 4 beraberlikle tamamlamış ligi.
Gençlerbirliği iç sahada aldığı 6 galibiyetten 2 sini Ankaragücü ve Hacettepe'den alırken;Ankaragücü 6 galibiyetin 1'ini Hacettepe yenerek almış.
Hacettepe ise sahasında aldığı 5 galibiyetide kendi sahasında en az galibiyet alan takım olmuş.
Ankaragücü Hacettepe hariç küme düşen takımlardan sadece Kocaelispor'u yenebilirken Gençlerbirliği Konya'yı yenmiş Kocaeliyle berabere kalabilmiş,Hacettepe ise diğer iki küme düşen takımdan puan alamamış.
3 takımda,iç sahada yenilen atılan gollerin ve alınan sonuçlar istatitistiklerine bakıldığında ligin en kötü 5 takımının arasında yeralmış.

Ankaragücü Gençlerbirliği ortak girişiminin aldığı tekrar doğal çime dönme kararı istatistiklerin tersine dönmesine nasıl etki edeceğini hep beraber göreceğiz.
Klasspor'un konuyla ilgili haberi.

3 Haziran 2009 Çarşamba

Hitit Güneşilemece





İndir,bastır,yapıştır
Hitit Güneşi 1
Hitit Güneşi 2

Yeni teklif

Denizli maçından sonra matematiksel olarak da ligde kalma garantilenince bu senenin popüler konusu "birleşme meselesi" hepten ayyuka çıktı.Kulünbe yakın isimler tarafından dillendirilen bir kısmı Cengiz Topel Yıldırım yönetimi tarafından ödenmiş 16-17 trilyonu bulan borç kongre hakimiyetini elinde bulunduran,"onursal" Başkan Cemal Aydın'ın bu pazarlığı biran evvel kapatıp kulübü Gökçek'lere teslim etme arzusunun sebebi.Öyleki bugüne kadar tekelinde bulunun kongre üyeliği,tüzük değişikliği gibi konularda bile taviz vermeye hazır.İş böyle olunca ister istemez her fırsatta kulübe tek para verenin kendisi olduğunu söyeyen Cemal Aydın'ın Gökçek'lerle girdiği borcu kapatma pazarlığında alacaklılardan biri olduğunu düşünmeden edemiyorum.
Aslında bu pazarlık haftalar öncesinden yapılmış ve el sıkılmıştı,ne olduysa kimilerinin "kukla" başkan dediği Cengiz Topel Yıldırım göreve geldikten sonra oldu.
Plan gayet açıktı ödenmeyen futbolcu alacakları,karma karışık olmuş tribünler zaten işi çok zor gözüken Ankaragücü'nü hepten çıkmaza sokuyordu,Cengiz Topel Yıldırım bu kaos ortamından çıkamayacak,tarihe adını Ankaragücü'nü küme düşüren Başkan olarak yazdıracaktı.Ankaragücü'nün küme düşmesi oturdukları pazarlık masasında tüm kozların Gökçeklere geçmesini sağlıyacaktı,bu sondan nasibini alacağını bilen Cemal Aydın'ın her konuda taviz vermesi mümkün olacaktı.
Plan Ankaragücü'nün küme düşmesi üzerine kurulmuştu,Gökçekler tarafından ticari sicil gazetesinde kuruluş maddeleri kelimesi kelimesine Ankaraspor AŞ ile aynı olan bir Ankaragücü AŞ dahi kurdurulmuştu.Hatta bu dönemde Melih Gökçek küme düşmesi durumunda bir çözüm bulanacağını söyliyerek almak isteyene yeterli sinyali vermişti.
Beklenmeyen oldu,Ankaragücü küme düşmedi üstelik yeni yönetim göreve geldiğinden beri 12 yıllık Cemal Aydın döneminde yapılmayan basit icraatlarla taraftarından başka hiç birşeyi kalmamış Ankaragücü camiasının unsurlarını teker teker bir araya getirmeyi bu kısa dönemde başardı.Denizli maçında stad dışında taraftarla kol kola takım otobusünü karşılamasıyla,gollerde tribünlere uyup şeref tribününde tezahüratlara katılmasıyla,kısa vadedeki hedefi olarak koyduğu ligde kalabilmeyi başardığı maç sonunda sahanın ortasına inip taraftarın çoşkusuna katılmasıyla pazarlık taraflarının hiç ummadığı bir şekilde tribünlerin gönlünü fetetmeyi bildi.


Cengiz Topel gerçeği kelimenin tam anlamıyla pişmiş aşa su katınca Gökçekler hiç hesaplamadıkları bu durum karşısında çözüm üretmekte zorlanınca bir süredir yapmadıkları tribün liderleri toplantılarına tekrar başladılar üstelik neredeyse hergün.
Son yuvarlak masa toplantısında;taraftarın büyük bölümünün isteği Cengiz Topel başkalığında bir yönetime destek verilmesi alternatifi doğal olarak Gökçek tarafından kabul görmeyince fantastik bir teklifle Ankaraspor AŞ'nin isim değiştirerek Ankaragücü Aş adıyla MKE Ankaragücü(bu orjinali)'yle beraber süper ligde oynamasını ve tribünlerin destek vermesini önererek kendisine yakıştırılan "sürrealist" sıfatının ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı.
Gökçeklerin bu hayalgücü ve rant aşkı olduğu sürece daha çok yuvarlak masa toplantıları duyarız,bu toplantılardan sonuç çıkarmı çıkarsa ne olur orasını zaman gösterecek.

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Futbol Endüstrisi